Yürüyüş Faydalı Mıdır? Cevap: Kime Göre, Ne Zaman?

Sabahları yürüyüş yapmaya çalışıyorum.

Her gün olamasa da, haftanın birkaç sabahı kalkıp çocukları okula yolladıktan sonra işe gidene kadar kalan vakit dışarı çıkıyor ve yürüyorum.

Hem fiziken hem ruhen bana iyi geliyor. Bu süreyi kendimle baş başa kalabilmek için fırsat olarak değerlendiriyorum.

Tabi eskiden bu kadar kolay değildi. Özellikle çocuklar küçükken kendinize vakit ayırmak neredeyse imkansız oluyordu.

O zamanlar ancak hafta sonu, eşimle zamanı bölüşerek spora gidiyor, kitap okuyabiliyorduk.

Nerdeyse her gece çocukların sık sık seslenmesinden ve uyandırmasından dolayı onların odasında bir şişme yer yatağında yatıyordum. O zaman evimiz küçücük bir müstakil evdi. Yatak odaları ikinci kattaydı.

Bir cumartesi sabahıydı. Erkenden uyandım. Evde çıt yoktu. Herkes uyuyordu. Sessizce giyindim, ayaklarımın ucuna basarak evden çıktım ve yürüyüşe gittim.

Walkmanimle müziğimi dinledim, keyfini çıkardım, dönüşte gazetemi aldım ve eve döndüm. Kapıyı açtım, ev hala çok sessizdi. Üst kata hiç çıkmadım, kahvemi yaptım , gazetemi elime aldım. Ohhh, aynı eski günlerdeki gibidiydi, resmen sabah keyfi yapıyordum.

Aradan az bir zaman geçti, kapı çalındı. Allah Allah, sabahın bu erken saatinde kimdi acaba? Gittim, kapıyı açtım ve şok..

Kapıda eşim duruyordu..

“Nerdeydin” dedim.

“Yürüyüşe gittim “ dedi.

Gülmeye başladım. O beni, ben de onu evde sanarak, ikimiz de birbirimizden ayrı ayrı yürüyüşe çıkmış, daha üç yaşlarında olan kızları da evde yalnız bırakmıştık.

Allahtan kızlar bu süre zarfında uyanmamışlardı. Uyansalar ve yalnız olduklarını anlasalar neler olurdu kestiremiyorum.

***

Bu yaz  bir akşam işten geldim. Yürüyüşe gitmeye karar verdim.

Kızlardan biri benimle gelmek istedi, diğeri evde yalnız kalacaktı. Onları beraber evde yalnız bırakmıştım ama tek tek pek kalmamışlardı.

Birden evde kalacak kızıma sordum. ”Evde yalnızken deprem olsa ne yapacağını biliyor musun?” Bildiğini biliyordum, okulda bir çok kez deprem tatbikatı yapmışlardı.

Bana anlattı, ikna oldum ve çıktık.

Tam dönerken, sitenin bahçesinde eve girmek üzereyken telefonum çaldı. Arayan eşimin kardeşiydi. ”Az önce deprem oldu, sizi aradım, kız evde yalnızmış, endişelendim, nerdesin?“ dedi. Eve nasıl koştum hatırlamıyorum. Allahtan bizim kız depremi hissetmemişti. Aslında  deprem Marmara Denizi merkezli ve 5.2 şiddetindeydi, yani oldukça kuvvetliydi.

Ama daha önce depremde yapılacakları hiç sormamış olan ben, acaba neden o gün sorma gereği hissetmiştim. Acaba aptala (abdala derler ama ben inanmıyorum )malum mu olmuştu?

***

Diyeceğim odur ki, doktorların dediği gibi kendine vakit ayırmak, her gün spor yapmak, yürüyüşe çıkmak o kadar da iyi bir şey değil 

Siz ne dersiniz??

Mayonezli Salata, Patatesli Omlet ve Dibek Kahvesi

Pazar günü hava da güzel, çıkıp güzel bir yürüyüş yapmak lazım diye düşündük.

Eşim her zaman yürüdüğümüz güzergaha değil de, sık sık gitmediğimiz, evimize nispeten uzak  bir mesafeye “semtimizi tanıyalım” serisi gerçekleştirelim dedi.

Pazar günleri “pazar” da kuruluyormuş. Mutfak alışverişimizi yapıp döneriz dedik.

Biraz dolaşıp, pazara ulaştık. Çok severim semt pazarlarını…Marketten sebze meyve almaktansa, taze ve ucuz, renk renk, çeşit çeşit alışveriş yapmak hep çok keyifli gelmiştir. Sanırım cocukluğumdan gözüm büyüdüğüm verimli kasabanın bol ve lezzetli sebze meyvelerine alışmış, ondan..

Görmemişler gibi bir sürü şey alıp eve kadar zar zor taşıyarak geldik. (Aslında bu noktada da komik bir şey oldu, eve yaklaşmışken  “terk edilmiş” bir market arabası bulduk ve arabanın etinden, sütünden ve yününden faydalandık.) Akşam Cem Yılmaz’a gidecektik, ancak karnımız açtı ve evde yemek yoktu.

Çabucak bir şeyler hazırlamalıydık, hızlı hızlı yiyip çıkıp gitmeliydik. O sırada aklımıza haince fikirler geldi.
Çocuklar yoktu ,istediğimizi yiyebilirdik. Süper sağlıklı yemekler yapmak zorunda değildik. Beslenme konusunda bugün model olmak zorunda değildik. Ve hemen işe koyulduk. Eşim pazardan aldığımız lahana ve havuçlarla bol mayonezli bir salata yaptı. Ben de bekar evlerinin vazgeçilmezi olan kalori bombası patatesli omlet..

Süperdi…

Bütün kurtlarımızı dökmüş, hatta yemek konusunda bile kaçamak yapmıştık.

Ertesi gün arkadaşıma hafta sonumun nasıl güzel geçtiğini anlatıyordum.

Bana dedi ki:

-Sakıncalı, zararlı şeyleri çocuklardan saklamak yerine, beraber kontrollü olarak denemelerini sağlamak daha doğru, aksi takdirde kontrolsüz olarak merak ederler ve ilerde seni çok üzecek sorunlarla karşılaşabilirsin..
Aslında kulağa mantıklı gibi geliyor ..

Ama ben yine de ilerde çocuklarım beni Piyer Loti’de çay, Gökçeada’da Zeytinliköy’de dibek kahvesi, Moda Ali Usta’da dondurmalı salep ya da Vefa ‘da boza içerken hatırlasınlar istiyorum, rakı masasında kadeh tokuştururken değil..

Ya siz ?