Ramazan’da Karşımıza Çıkan En Komik ve Yaygın Klişeler


Önceki yazıda Ramazan ayının klişelerinden bahsetmeye başlamıştık.Ancak baktık ki o kadar çok klişe var ki, tek yazıya sığmadı, devamı bu yazıya diyerek olaysız biçimde dağılmıştık.

Kaldığımız yerden devam..

  • Reklamlarda dede ve babaannelerin illa ki kola içmesi..
  • "Gol yemek orucu bozar mı ?", "Dayak yemek orucu bozar mı ?", "Ayar yesem orucum bozulur mu?" gibi geyiklerin mutlaka yapılması...
  • Yabancı içecek ve gıda firmalarının fırsat bu fırsat diyerek inanç ve duygularımızdan istifadeyle adı Valide Sultan Çorbasına kadar giden bilimum gıda çeşitleri hazırlayıp TVlerde boy boy reklam yapması.
  • Ramazan bayramı'nın ilk gününde "Ay alışmışım oruca, sabah kahvaltı da bir ağır geldi ki sormayın" demenin akabinde baklavaları ikişer ikişer ağza atılması. Akşama kadar bu şekilde devam edip akşam yemeğinin akabinde şişe şişe soda tüketilmesi..
  • İnsanların teravih için fellik fellik jet bir imamın bulunduğu cami araması. Bulunan imamla roportaj ve TV haberi yapılması
  • TV kanallarında istanbul için iftar vaktinden birkaç dakika önce tasavvuf müziği fonuyla çıkan çok hızlı açan gül ve benzeri çiçekler.
  • Oruç tutmadığı için dayak yiyen öğrenci/memur  haberleri.
  • Yerin bilmem kaç metre altinda sahur/iftar yapan maden isçileri ile röportaj yapılması.
  • Davulcu bahşişi alıp gittikten sonra bir davulcunun daha gelip kartını göstererek "Abi aslında esas davulcunuz benim demin gelen davulcu değil dolandırıcıydı" demesi. 
  • Ünlülerin Ramazan Çadırında iftar yapması.
  • Bereket kelimesinin aylık tema olarak benimsenmesi ve yerli yersiz cümlede kullanılması..
  • Hamilelerin mutlaka "Oruç tutsam bebeğe bişey olur mu?" diye sorması..
  • Bir kasabamızda ya da şehrimizde yanlışlıkla 5-10 dakika erken okunan ezan, bunun üzerine orucunu açan ancak sonra yanlışlık olduğunu öğrenince orucum bozuldu mu acaba diye panikleyen insanlar... Bunun çok önemli bir habermiş gibi televizyon kanallarına çıkması. Sonra da  bir yetkilinin çıkıp orucun bozulmadığını açıklamasının illa ki yapılması ve yüreklere su serpilmesi..
  • Mahmutpaşa: Dar gelirlinin bayram alışverişinin tek adresi tadında haber yapılması..
  • Belli bir insan grubunun yıl boyu anlı secdeye değmezken teravih namazına koşturması, bayram günü tekrar başlamak üzere alkolü bırakması, namaza başlaması,ağızdan Allah kelamını düşürmemesi, 11 ay yaptığı her şeye 1 ay karşı çıkması..
  • Başka bir insan grubunun da göze sokarcasına alkol alması, bunu her türlü sosyal medyada ilan edip, marifet olduğunu sanması, oruç tutmanın sağlıksızlığından dem vurması, oruç tutan, orucun lafını eden kimseleri aşağılayıcı bakışlarla taciz etmesi..

Eminim sizin ekleyeceğiniz daha bir sürü klişe daha vardır. Benim aklıma gelenler bunlar. Her ne kadar işten güçten ıvırdan zıvırdan ya da vurdumduymazlıktan, tam hakkını verecek kadar yaşayamasak da Ramazan güzel.Hem belki biz de yeni klişeler oluşmasına katkıda bulunuruz ne dersiniz?

Nice Ramazanlara..

"11 Ayın Sultanı"nın Değişmeyen Klişeleri: Hatırladınız mı?

Birkaç gündür yazı yazmaya ve yayınlamaya fırsatım olmadı.


İftar sahur filan derken düzen denge değişti, uyku saatleri şaştı, yoksa sanmayın ki "Ramazan dolayısıyla kapalıyız.."


İşte aslında yazı başladı bile .."Ramazan dolayısıyla kapalıyız" dan daha öte klişe olur mu?


Hadi buyrun...İşte Ramazan klişeleri..



  • Bizim çocukluğumuzda Nurhan Damcıoğlu ve kantoları..TRT'de İnanç Dünyası ve Semih Sergen'in sesinden iftar duası..
  • Ahmet Özhan'ın o dönemde artık hangi aktris meşhursa onunla çevrilmiş bir TV filmi..
  • Arkadaşlardan sık duyulan "Ay ben Ramazanda bara, klübe gitmem" cümlesi..
  • Normalde oruç tutmadığı halde bilmemne Holding'in iftarına davetli olduğundan o gün oruç tutan insan çeşidi...
  • Ramazan bayramı nedeniyle ayın sonlara doğru artan çikolata ve şekerleme reklamları. Özellikle yaşlı ve yalnız insan motifinin kullanılarak duyguların iyice ajite edilmesi ve bunun nakde tahvil edilmesi...
  • Her gün TV ye bir diyetisyenin çıkması ve Ramazanda ne yenir ne yenmez konularında birbirinin aynı demeçlerin verilmesi.
  • İlla ki "11 ayın sultanı" repliğinin cümle içinde kullanılması.
  • Oruç tutan futbolcuların ''performansı düşer'' diye kadro dışı bırakılması, sonra saatlerce süren spor programlarında bu konunun tartışılması, sonuçta yine bir anlaşmaya varılamaması.
  • Şov amaçlı iftar yemeği veren sanatçılar ve bunu bir marifetmiş gibi yayınlayan TV kanalları..Bu kişiler geri kalan 11 ayda bambaşka bir hayat tarzı içindeyken bir anda en dindar sanatçı oluverirler, özellikle bu sanatçıların bir bölümüne iftarda sahurda ezan okutmak da esastır.
  • Çeşitli gazetelerin diğer zamanlarda yayınladığı açık saçık resimlerden dolayı çocuklarınıza okuyamayacağınız içerikte yayın yapma durumundan kuponla dini kitap verme kampanyalarına geçiş yapmaları.
  • Güllaç..(Ben de bu klişeden kendimi alamıyorum, ilk iftara güllaç yapmıştım ve misafirlerimizle yedik valla..)
  • Mahyalar ve mahya asan kişilerle ilgili TV haberleri..
  • TRT'nin illeri ekranın sağ tarafına sıralayarak iftar vakti gelen ili çek edip listenin yukarısına atması.
  • Öpüşmek, koklaşmak, kocasının oturduğu yere oturmak vb gibi bilimum orucu bozup bozmayacağı düşünülen konularla ilgili  uzmanlara soru sorulması ve soruların uzmanlarca Tanrı Parçacığı ile ilgili soru sorulmuşcasına büyük bir ciddiyetle yanıtlanması.
  • Trafiğin iftara bir saat kala kilit olması, iftar vaktinde ise inler ve cinlerin çift kale maç yapması..
  • TV'de Çağrı filminin muhakkak yayınlanması..


Baktım da liste tahminimden uzun çıktı..Bir sonraki yazıda devam edelim..