İnsanlar Alemi: Komedi Dolu Bir Sahne, Gerçek Hayattan Biraz Fazlası


Bir önceki yazıda insan ilişkileri üzerine yazdığı kitabını uygulamalı anlatmaya çalışan bir öğretim görevlisinin öğrencileriyle yaptığı performansı anlatan "İnsanlar Alemi" adlı komedi programından bahsetmeye başlamıştım ama bitirememiştim.

Kaldığımız yerden devam edelim..




İrem Sak: Sanırım erkek olsam hayatımın kadını bu kadın olurdu. Bir insan hem bu kadar sevimli, hem bu kadar yetenekli ve başarılı hem de bu kadar mı güzel olur? "Şen Yuva"' da salak Şehrazat roluyle ilgimi çekmişti. Ama Yalan Dünya'dan sonra sanırım kendisini tanımayan bilmeyen kalmadı. Kendisinin "Yakalarsam Tık Tık " performansı (Lady Gaga versiyonu ve boynundaki bulaşık teli ile sahne performansını lütfen You Tube'dan seyredin.) ve kitap okurken girdiği entellektüel hava, en sıkıntılı anlarımda bile yüzümde gülümsemeye yol açıyor. Eminim yolu çok açık olacaktır.

Okan Çabalar : Kimse alınmasın ama bence programın iki yıldızından biri o. Kendisinin  giremeyeceği karakter olmayacağından endişeliyim. 24 Mayıstaki dede rolünü sanırım etrafımda anlatmadığım kimse kalmadı. Onu da ilk Şen Yuva'da görmüştüm. Şehrazat'a olan aşkını ifade ediş biçimlerine bayılmıştım. Kendisinin gerçek hayatta da İrem Sak ile beraber olduğunu öğrendim. Bence ikisi de birbirleri için olağanüstü seçimler. Bu adamı bundan sonra tutmanın imkanı olmayacak kanaatindeyim. Günümüzün Jim Carrey'si  olur mu olur. Ekşi sözlükte kendisiyle ilgili şöyle bir yorum okudum : İrem Sak ile beraber alındığında etkisi iki katına çıkan depresyon ilacı.



Aylin Kontente : Ben onu ilk kez bu progranda gördüm. Sanırım bu benim ayıbım. İlk bölümü izlediğimde "Yazık, bu kadar iyi oyuncunun arasında işi zor, vah vah, garibim " dediğimi hatırlıyorum. Ama gördüm ki, programın Okan Çabalar'dan sonra ikinci yıldızı o. Bence Türkiye'deki kadın komedi sanatçısı açığını kapatmaya adaydır kendisi. Özellikle Aziz Hoca'nın "Rolüne nasıl hazırlandın evladım?" sorularına verdiği doğaçlama yanıtlardan sonra insan bir süre kendine gelemiyor. O çıkardığı garip ses, o bebeksi şımarık konuşma nasıl yapılır yarabbim. Bu programın enteresan taraflarından biri de şu. Okan Çabalar -İrem Sak çiftinden sonra Aylin Kontente ile Alper Kul'un da gerçek hayatta beraber oldukları konuşuluyor. Bu beraberliklerin programa farklı bir enerji verdiğinden eminim.

Sonuç olarak derim ki, son dönemde yapılmış en kaliteli programlardan biri, eğer komedi seviyorsanız, "Komedi Dükkanı"'nın hayatınızda eksikliğini benim gibi siz de hissediyorsanız, size haftada bir doz "İnsanlar Alemi" yazıyorum.

İnsanlar Alemi: Perşembe Gecelerinin Gülme Garantili Adresi



Birkaç haftadan beri Perşembe akşamları özellikle izlediğim bir program var.

Prime time programları genelde izleyemiyorum, o saatlerde genelde kızlarımla vakit geçiriyorum.

Ama bahsettiğim programın saat 22'de başlıyor olması benim tarafımda izlenme olasılığını artırıyor.

Hangi programdan  bahsettiğimi sanırım tahmin ettiniz.

"İnsanlar Alemi.."

Daha önce aynı ekip "Beşer Beşer " diye başka bir program yapıyormuş ancak ben o programa hiç denk gelmemişim.

İnsanlar Alemi'nde Ali Sunal, Alper Kul, İrem Sak, Erdem Yener, Okan Çabalar ve Aylin Kontente rol alıyor.




İnsan ilişkileri üzerine yazdığı kitabını uygulamalı anlatmaya çalışan bir öğretim görevlisinin öğrencileriyle yaptığı performansı anlatan bir program bu. 

Öyküsüne gelince:

Aziz Güngör Esen'in (Ali Sunal) yeteneksiz öğrencileriyle insan ilişkilerini irdeleliği konferansları artık televizyonda milyonlara ulaşmaya başlamıştır. Bütün ekibin aynı lojmanda yaşamasıyla işler daha da karmaşık bir hal alır. Hocasına hayran ve hocasının bu girişiminin hayatının projesi olduğuna inanan İsmail (Alper Kul), mahalle kızı Sinem (İrem Sak), bitirim Hakkı (Okan Çabalar) olarak tandığımız karakterlere, şöhret budalası Hüseyin (Erdem Yener) ve zengin kızı Burcu'nun (Aylin Kontente) eklenmesiyle Aziz Güngör Esen'in işi iyice zorlaşır...

Ali Sunal şimdi genetik olarak Kemal Sunal'ın oğlu olduğu için, durduğu yerde komik bir adam. Daha önce kendisine karşı sırf birisinin oğlu olarak ön plana çıktığından dolayı negatif önyargım vardı. Babasının rahatlığına tezat bir ağırlığı var. Komedi Dükkanı'na konuk olduğunda ilk bayılmamı yaşamıştım. Bence bu programda rolu gereği performasını pek gösterme fırsatı olmuyor. Bence bu rolu kabul etmesi büyük tevazu, zira ben kendisine "Benim Annem Bir Melek"'ten beri hayranım.

Erdem Yener : Ben uzun zamandan beri kendisini Kemal Sunal'ın tahtına aday görüyorum. Yüzündeki ifade bile benim ilk bakışta kendisine gülmeme yetiyor. Avea yüzü olduktan sonra sanırım herkes tarafından tanınıyor. Ama aslında benim bugüne kadar takip edemediğim müzisyen tarafı da oldukça başarılı. Şu an insanlar aleminde gerçekten üst düzey bir performans izliyoruz. Zil çaldıktan sonra, Hüseyin olarak oynadığı karaktere geri dönüşleri falan çok başarılı.


Alper Kul : Bundan bir kaç sene önce eşimle "Mağara Adamı " isimli tek kişilik performansını izlemiş ve bayılmıştım. Saatlerce salonu hem kırıp geçirmiş hem de performansından bir gram bile kaybetmemişti. Daha sonra bu programdaki ekibin yarısının yer aldığı "Şen Yuva" da ailenin hayırsız ve kayırılan oğlu olarak karşıma çıkmıştı. "Sümela'nın Şifresi"'ni seyretmedim ama o filmle ilgili hep iyi şeyler duyduğumu hatırlıyorum. Ancak en son 24 Mayıs tarihli bölümdeki "babaanne" rolünden sonra gerçekten koptum, daha fazla birşey diyemeyeceğim.

Hoca +5 kişi olduklarından yazı bitmedi. Daha anlatmam gereken üç kahramanımız daha var, o nedenle bir sonraki yazıda buluşalım.