“Okullarda Tek Tip Mi, Serbest Mi Kıyafet? Veliler ve Öğretmenlerin Nabzı”

Bundan bir süre önce "Tek Tip Mi, Serbest Mi?" diye bir yazı yazmıştım.

Okuyanlar hatırlayacaklardır, konu okullarda önümüzde yıl yürürlüğe girmesi planlanan serbest kıyafet uygulaması idi.

Ben şahsi olarak aslında serbest kıyafet uygulamasına sıcak baktığımı söylemiştim.

Ancak okuldan gelen anketi ben daha veli olarak imzalamadan çocuklar yolda serbest kıyafet istemediklerine karar vermişlerdi.

Üstelik bu karar onların şahsi kararları değildi, tüm arkadaşlarıyla bu kararı beraber almışlardı.

Bundan birkaç gün önce de Milli Eğitim Bakanımız uygulamada geri adım atıldığını, uygulamadan vazgeçileceğini ya da isteyen okulların uygulayabileceğini iletmişti. Buna velilerin karar vereceğini de sözlerine eklemişti.

Bugün çok okunan bir gazetede konuyla ilgili veliler ve öğretmenler arasında yapılan bir anket yayınlandı.

Sizlerle bugün bu anket ile ilgili konuşmak istiyorum.

2510 veli ve 504 öğretmen ile yapılan ankette çoğunluk serbest kıyafet uygulamasına karşı olduğunu iletti.

Velilerin %81 i ve öğretmenlerin %83 ü uygulamaya hayır demiş.

Bu kararın nedenlerinin başında en fazla " Dar gelirli ailelerin çocukları olumsuz etkilenecek" argümanı geliyor.

Akşamları " Yarın ne giysem?" tartışmalarının olacağı öngörüsü ikinci sırayı alıyor.

"Öğrenci olanla olmayan karışacak" endişesi de bu iki nedenin arkasından geliyor.

Öğretmenler de serbest kıyafet ile okulda disiplini sağlayamayacakları endişesini taşıyorlarmış.

Veli ve öğretmenler formanın okula aidiyet duygusunu da destekleyeceği görüşünde.

Birçok veli ve öğretmen derslere odaklanmayı engelleyeceği ve ders başarısını düşüreceği kanısında.

Serbest kıyafet dar gelirli ailelerin çocuklarının psikolojisini olumsuz etkileyecek fikri çok yüksek bir oranda desteklenmiş.

Benim en baştan beri desteklediğim " Serbest kıyafet yaratıcılığı destekler" argümanı çok düşük yani %25 ler oranında destek görmüş. Çok şaşırtıcı.

Öğretmenlerin öğrenciler arasında ya da öğrencilerin kendi arasında ayrımcılığa yol açacağı da düşündürücü konular arasında geliyor.

%75 oranında veli marka kaygısıyla hırsızlıkların artacağını öngörüyor.
Hiç aklıma gelmeyen bir görüş daha var. Veliler serbest kıyafetle okula uyuşturucu girebileceğinden endişeli.

Okul masraflarının artma olasılığı da velileri endişelendiriyormuş.

Şimdi efendim bizim toplum olarak vur deyince öldürmek gibi bir özelliğimiz var.

Biz ve annelerimiz çocuğa en az yakışan siyah önlüklerle büyüdük. Bu ne düşüncesizliktir bilemiyorum, çocukların hayatını karartmaya 7 yaşından başlanıyordu eskiden.



Daha sonra çivit mavisi bir önlük uygulamasına geçildi ama bence o da son derece zevksiz idi.

Çocuklar cıvıl cıvıl olmalı renkli renkli olmalı bence illa ki forma olacaksa.

Ama ben diyorum ki..

Eğer tek tip kıyafet olacaksa.

Ailelere masraf yaratmak istemiyorsak.

Tüm çocukların rahat edebileceği bir kıyafet arıyorsak.

Mesela tüm çocuklar kız erkek mavi kot pantolon ya da kanvas pantolon giyse.

Üstlerine yazın beyaz tişört, kışın beyaz kazak giyseler.

Yine bütün çocuklar aynı giyinmiş olur.

Ama doğalarına, yaratıcılıklarına, koşup oynamalarına, üstlerini kirletmelerine daha uygun olmaz mı?

Okuldan veli arkadaşlar ile konuştum.Onlar okula giderken çocukların şık olması gerektiğine inanıyorlar.

Kızlar kibar kibar etek giymeli diyorlar.

Hiç katılmıyorum.

Hiç gerek yok şık olmalarına.

Rahat olsunlar, mutlu olsunlar ve gereksiz yere aralarında rekabet oluşmasın yeter diye düşünüyorum.

Bilmem siz bana katılır mısınız?


Özgürlük Verildiğinde: Serbest Kıyafetin Ardındaki Gerçek

10 yaşında iki kızınız varsa artık eğitim sisteminde yaşanan değişiklikler, sizin için gazete haberi olmaktan çıkıp hayatınızın önemli bir gündem maddesi olmaya başlıyor.

4+4+4 değişimi bize denk geldi ve kızlarımız bir anda ilkokul öğrencisiyken ortaokul öğrencisine dönüşüverdi.

SBS sistemi kaldırıldı, yerine gelecek sistemden henüz haber alınamıyor. Dersaneler de seneye kalkmış olacak.
Aralık ayı geldi, bu çocukların 8. sınıftan sonra hangi okula gideceklerini belirleyecek yeni sistemin ne olduğunu bilmiyoruz. Sınav mı olacak, okulda gördükleri derslerin sınavlarının ortalaması mı alınacak, bu detaylar 6-7-8 için mi geçerli, yoksa 5. sınıf dahil mi, onunla ilgili bilgi de yok.

Sislerin arasında yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ve aslında nereye gideceğimizden de haberimiz yok.

Ama bu kadar belirsizlik içinde bizden acilen cevabı istenen bir soru oldu.

Serbest Kıyafet Uygulaması.

"Çocuklarımızın seneye okula forma ile mi, serbest kıyafet ile mi gideceklerine veliler oylama ile karar verecekler." diye bir mail aldık okuldan.Tabii ki okulun sorusu değil, MEB'den gelen bilgi neticesinde bu oylama yapıldı.

Keşke tek sorunumuz bu olsaydı, her konuda net olabilseydik de bu konu flu kalsaydı.

Ama olmadı.

Çocuklarımızın 3 sene sonra ne yapacaklarını bilemez ve ona göre yol çizemezken , kıyafet konusunda acilen karar vermek durumundaydık.

Bana bu soruyu normalde sorsaydınız, cevabım kesinlikle ve kesinlikle serbest kıyafetten yana olurdu. Zira yaratıcı çocuklar yetiştirmeyi ister ve hayal ederken çocukları askerler gibi tek tip giydirmek bana çok saçma geliyor.Toplumdaki renkleri desteklemek gerekirken, hepsini aynı tornaya sokmaya çalıştığımız için yaşamıyor muyuz çektiğimiz sıkıntıları zaten?

Lisedeyken saçımızı örmek zorunluydu, at kuyruğu falan yasaktı. Ama o kadar katıydı ki kurallar, iki tane örecektin, tek örgü öremezdin. Tek ördüğü için okula kadar gelip kapıdan içeri alınmayan arkadaşlarımız olurdu. Bu mu eğitim? Bu mu öğretim? Çocuklarımız bu şekilde mi kendine güvenli, yaratıcı ve renkli çocuklar olacak? diye kendi kendime düşünür dururdum.

Neler diyeceğinizi tahmin edebiliyorum.Gelir adaletsizliği , fırsat eşitsizliği vb.

Hepsine de katılmamak mümkün değil.

Bizim okulumuzun özel okul olması ve görece gelir dağılımının daha eşit olmasından yola çıkarak bahsettiğimiz sorunların olmayacağını düşünürken, bambaşka sorularla yüzyüze geldim.

Çocuklar oylamanın başladığı gün okuldan geldiler, direkt olarak kararlarını vermişlerdi.

Formanın devamını istiyorlardı. Çok şaşırdım. Ben onlardan serbest kıyafetle gitmek istediklerini duymayı bekliyordum.

Zira her ay okulda bir gün serbest kıyafet günü oluyor. O gün evde iple çekiliyor. Bir gece önceden kıyafet hazırlanıyor.

Ancak argümanları şu: "Her gün her gün hazırlanmak gereksiz zaman kaybı olacak. İnsanlar birbirini inceleyecek ve eleştirecek. Sonra kıyafet yarışı başlayacak. Biz bunlarla uğraşıp vakit kaybetmek istemiyoruz. Arkadaşlarla da konuştuk, biz forma ile gitmek istiyoruz." dediler.



Çok ilginç değil mi?

Geçen sene kazanması çok zor olan Kadıköy Anadolu Lisesi'ni kazanan okulumuz 8. sınıf öğrencisi bir kızımız okula gidiyor. Okulun müdürü, yüz binlerce öğrenci arasından ilk birkaç yüze girerek okulunu kazanan bu öğrenciyi elinde tutmak, desteklemek yerine kıyafeti ve saçıyla ilgili olumsuz eleştiri yapınca kız bir daha o okula gitmek istemiyor ve kaydını okuldan aldırıyor. Acı ama gerçek..

Aslında yıllardır bayılarak verilen serbest kıyafet günü havucu ellerine verilince istemediler. Demek ki insanlardan sakındığın ve suistimalinden korktuğun özgürlük, ellerine verilince, kullanıcı tarafından birkez daha sorgulanıyor.

Gereksiz ve başka sorunlara yol açacak özgürlük istenmiyor.

Ağaç ile uğraşırken tüm ormanın elden gideceğinden endişeleniyorlar sanırım. 

Benim için ilginç bir deneyimdi.

Aşırı kuralcılığı ve sonuna kadar despotizmi savunanlara duyurulur.

Not : An itibarıyla isteyenlerin formayla gitmeye devam edebileceği kararı Sn Milli Eğitim Bakanı tarafından açıklandı. Aklın yolu bir işte..