Mehmet Erdem: Buğulu Bir Ses, Kıyıda Köşede Kalmış Şarkılar

Bir önceki yazıda hayatın anlamını sorgularken adını vermeyen bir okuyucum yazıma " Herkes Aynı Hayatta " adlı parçanın ne kadar uyacağını söylemişti.
Çok da haklıydı, zaten yazıya hemen parçanın linkini ekledim.

O zaman aklıma geldi ki aslında ben uzun zamandır yazmam gereken birisini yazmamışım.

Mehmet Erdem'i..

Duydunuz mu, tanır mısınız?

Aslında çoğunuz biliyorsunuzdur..En azından "Hakim Bey"'i..Sezen Aksu'nun bu harika parçasını bilirdik ama Merhmet Erdem'in  sesiyle yeniden hatırladık, sevdik. (Sezen Aksu ve Zülfü Livaneli versiyonlarını da dinleyebilirsiniz)

Ama radyolarda en çok "Hakim Bey" çalsa da, bence " Herkes Aynı Hayatta" kendisinin en iyi parçasıdır.

"Sınıf" adlı dizi için yapılan bu parça çok çok "ağır" bir parçadır bence..

Nereden başlasam bilmiyorum, Mehmet Erdem'in CV o kadar kabarık ki..

Aslen Malatyalı olan Mehmet Erdem Manisa'da  büyümüş, liseye İzmir Fen Lisesi'ne gitmiş.(Tevellüt 1978)

Ardından çoğu Fen Liseliler gibi Boğaziçi Üniversitesi..Makina Mühendisliği okumuş..




Boğaziçi'nde okurken, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu'na girmiş.

Oradan da Kardeş Türküler'e..

Dinlerken belki size çok klişe ama, Chris Rea dinliyormuş gibi gelecek.

Ya da bana öyle geldi, bilmiyorum.

Öyle oktavı çok geniş, acayip güçlü bir sesi var filan diyemeyeceğim.

Hatta şarkı söylemekten çok konuşuyormuş gibi..

Ama o kadar etkileyici, o kadar buğulu bir ses ki..Mendilleri hazırda bulundurmakta fayda var.

Leonard Cohen'e de benzetenler var sanıyorum. Bence her ikisi de isabetli benzetmeler.

"Kalbim Seni Seçti" dizisinin müziklerinin, "Leyla ile Mecnun"'un "Yalan"'ının onun tarafından söylendiğini duysanız ne dersiniz bilmiyorum. Polis ve Avrupa Avrupa dizi - film müziklerinde de onun emeği var.

Ama ben kendisine Altın Portakal getiren "Deli Deli Olma" film müziklerinin hakikaten kariyerinin üst noktası olduğuna inananlardanım.

Şerif Sezer ve Tarık Akan'ın devleştiği bu iç burucu filmde o müzikler olmasaydı film o film olamazdı bence..

Biraz da neşeli şeylerden bahsedelim.Her fırsatta dile getirdiğim ve fena halde hayranı olduğum " Çalgı Çengi" filminin müzikleri de onun elinden çıkmıştır.

Albümünde kıyıda köşede kalmış olarak tabir ettiği mesela Fikret Kızılok'un "Bir Harmanım Bu Akşam" gibi parçaları yorumlamış. Kendisi o kadar alçakgönüllü ki, "Bazı şarkıların defterleri dürülmüştür,Üzerlerine hiçbir şey ekleyemezsiniz. O şarkılara dokunmuyoruz. Kıyıda köşede kalmış şarkılara yer verdik." demiş.

Dinleyip değer vermeyi haketmeyenler arasında öne çıkıyor zannımca..Ama bana inanmayın kendiniz karar verin derim..

Not : An itibarıyla kendisinin uyuşturucu kullanmak ve satmak sebebiyle mahkemesinin devam ettiğini öğrendim. Sanatçı kişiliğine saygı duymakla beraber bu yönünün kendisine olan takdirimi sekteye uğrattığını itiraf etmek zorundayım.

Çalgı Çengi..Biz Sanatçıyız Teyze Oğlu..

Eşimin teknolojiyle arası iyidir.

Üstelik benim gibi biraz da teknoloji düşmanı ve özürlüsü birine göre çok çok iyidir.
Ben boş vakit bulunca bir şeyler okumayı tercih ederim, o ise genelde izlemeyi. Ekran ayırmaz, TV, bilgisayar, cep telefonu, adildir, hepsini aynı sevgiyle seyreder.

Uzun zamandır bana izlediği ve çok sevdiği bir filmden bahsediyordu. Hatta bilgisayarında bu film vardı ve bayram tatilinde beraber izlemeyi teklif etmişti. Gece yatağın içinde seyretmeye başladığım filmi, çok beğenmeme rağmen uyku ağır basınca bırakmış ve uyumuştum.
Sizinle paylaşamadım, bu hafta bizim kızlar hayatlarında ilk defa şehirdışına bir okul gezisine gittiler. Ve biz eşimle bu hafta sonu yalnızız ve onlar burdayken yapamadığımız  her şeyi yapmaya çalışıyoruz.
Bu sabah da geç kalkıp, kahvaltı sofrasında bilgisayardan o filmi seyrettik.
Çalgı Çengi..
Duydunuz mu, seyrettiniz mi bilmem…
Geçen hafta sanırım TV’de de yayınlandı.(Büyük olasılıkla oldukça  sansür yemiştir.)

Tamamen amatör ruhla çekilmiş,  çok sıcak, çok samimi bir film.
Yazan ve yönetenin adını, yani,Selçuk Aydemir’i daha önce duymamıştım.(bu benim cahilliğim tabi,lütfen kusura bakmayın)
Film Cem Yılmaz /Fikir Sanat  tarafından da desteklenmiş. Baş rollerde Ahmet Kural ve Murat  Cemcir var. Ayrıca bazı ünlü oyuncular (Erdal Tosun, Hazal Kaya, Arif Erkin, Bora Akkaş ) filmde figüran olmayı kabul ederek filme ciddi renk katmışlar.
Tipler, diyaloglar ve tespitler o kadar doğal ki..
Film 2011 yapımı, ancak TV de yayınlandı hemen. Eşim “Başrolde ünlü birileri olsaydı, uzun uzun sinemalarda gösterilirdi, ama ne çare, burası Türkiye.” dedi.

Filmi anlatmak istemiyorum ama,”Yeşil erik kütür kütür”, “Şadırvanda abdest  ve tereddüt abdesti“,”Teyp açıp karşılıklı göbek atma “ "Çakma Tatar Ramazan "ve “ Biz sanatçıyız bebeğim “ sahnelerinde lütfen bu yazıyı hatırlayın..
Doğallığın, bizdenliğin, samimiyetin kitapta olsun, filmde, çizgide olsun  her zaman yanındayım, biliyorsunuz..(lütfen DVD'de seyredin, internetten indirmeyin)
Bu akşam da, kısmet olursa, can dostlarımın doğum günü hediyesi olan Cem Yılmaz gösterisine gideceğim.
Onda da bu kadar iyi vakit geçirecek miyim acaba?