"Sevgililer Günü Çiçeği Boşanmayı Nasıl Geri Döndürdü? Yargıtay’dan İlginç Karar"

Sevgililer Günü, Anneler Günü, Dünya Kadınlar Günü, Doğum günü vb ...

Ne kadar çok kutlanacak gün var..

Ve her birinde de çiçekçiler biliyorsunuz köşeyi dönüyor.

Allah kazançlarını artırsın, lafım ona değil..

Bugün konu bambaşka..

Bundan sonra çiçek kabul ederken dikkat edin.

Eskişehir 'de E.T adlı kadın , M.T ile internette tanışmış.

Arkadaşlıkları aşka dönüşmüş ve evlenmeye karar vermişler.

Ancak bir süre sonra maddi ve manevi anlaşmazlıklar belirmiş ve boşanmaya karar vermişler.

Hatta 2.Aile mahkemesi psikolog raporu ve tanık beyanlarını dikkate alarak çifti boşamış.

Çocuklar annede kalmış, anne ayrıca hem kendi hem de çocukları için nafaka hakkı elde etmiş.

Ancakkkk...

M.T. kararı temyize götürmüş.

Temyizin gittiği Yargıtay 2.Hukuk Dairesi de boşanma kararını bozmuş.

Neden mi ?

Sevgililer Günü yüzünden..

Çünkü koca boşanma kararına itiraz ederken demiş ki:

-Karım boşandığımız halde kendisine 14 Şubat'ta alıp götürdüğüm çiçekleri kabul etti.

Bunun üzerine  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ,"Boşanma kararı için ortak hayatın temelinden sarsılmış olması gerektiğinden, sadece tanık beyanlarıyla boşanmaya karar verilemez." gibi bir karar almış. Kadının çiçekleri kabul etmesinin, kocasını affetmesinden kaynaklandığına karar verilmiş.


Ben hep yazılarımda işliyorum, bu Sevgililer Günü, Kadınlar Günü filan kutlanmaması gereken ticari günler diye..

Alın işte, bir çiçek yüzünden, bir "Sevgililer Günü" çiçeği yüzünden bütün ailenin hayatı karmakarışık olmuş.

Çok merak ediyorum, çiçekçi o çiçeği satarken, verdiği çiçeğin nelere yol açacağını bilse satar mıydı acaba??

“Sevgililer Günü: Ticari Bir Gün mü, Yoksa Gerçek Sevginin Hatırlatıcısı mı?”


Ya dayanamayacağım , yazacağım 14 Şubat “Sevgililer Günü “hakkında..
Yazmayayım , yazmayayım dedim ama..Yok olmadı..
“Mübarek “ Sevgililer Günü sanırım bugün yine çılgınca kutlanıyor.
Yani ben kutlamıyorum, etrafımda da şenlikler düzenleyen görmedim ama , gazeteler ,Twitter vb.ortalık yıkılıyor.Demek ki gün, anlam ve önemini hala koruyor.
***
Beni tanıyanlar ,ailem, çalışma arkadaşlarım,dostlarım bilirler.
Özel günlerden hoşlanmam. Özel gün hediyelerinden de.Deliye her gün özel .Ama eğer illa ki hediye olacaksa da, kişiye özel ,üzerinde düşünülmüş olmalı.Yani bana gömlek , parfüm vb alınacağına mümkünse hiçbir şey alınmasın.Öyle ya alınma zorunluluğu yok, ama :
“Kararlıyım , mutlaka alacağım, , para cebime battı, harcamasam ölürüm, özellikle bugün alayım ki , böylece çarpı iki para da harcayabileyim” diyenler için de bana özel ,üzerinde düşünülmüş bir hediye olmasını tercih ederim.
Çok klişe olacak ama, benim düşüncem şudur: Misal bugün Sevgililer Günü..Eşim bana kalkıp çiçek alsa kıllanırım.”Ay bizimki de sıradan bir adam olmuş, ay zavallı bir sürü de para vermiştir, sen bütün sene alma , alma , çiçek almayı akıl edeme, bugün etrafa bakınca aklına gelsin ,başkalarından gör, kolaya kaç , al “ diye geçiririm içimden.
Oysa mesela , 29 Şubatta çiçek alsın , gelsin , canımı yesin.
Aynı şekilde Anneler Günü, Babalar günü..
İstatistikleri okumuşsunuzdur ? 2011 yılında , tüm yıl boyunca millet olarak en fazla para harcadığımız gün Babalar Günü imiş.Ya , o kadar babalara yalakalık için yapıldığı belli ki.Yani düşünüyorum, düşünüyorum, aklımdan başka bir şey geçmiyor:
 “Kaz gelen yerden tavuk esirgememe “durumu..
Sen bütün sene babana  karşı gel, kötü davran, arkasından iş çevir, sarılıp sıcak bir öpücük kondurma , sonra babalar gününde hediye al.Çok riyakarca gelmiyor mu?
Ben evlenme yıldönümümü unutan kocaya kızmam , evlilikte her günü evlenme yıldönümü gibi geçirmeyenlere kızarım.(kızım sana söylüyorum,gelinim sen anla :)
Bu durum neye benziyor biliyor musunuz? 1929 Amerika Büyük Buhran’dan sonra Coca Cola’nın harcamaları ve satışları artırabilmek için , acilen kendi renklerinde bir Noel Baba konsepti uydurmasına …Yani hala bugün aklımızda beliren Noel Baba formatı , 1930 yılında vücuda getirilmiş bir konsept.
Yani sonuç olarak , Sevgililer Günü’nün tamamen ticari kaygılarla oluşturulmuş bir gün olduğuna inanıyor,bu vesile ile St.Valentine’a da Allah’tan rahmet diliyorum.
Yok ben illa ki , bugünü en içten dileklerimle kutlayacak ,sevdiceğime bir hediye alacağım diyenlere ise bir önerim var.

Gamze Akbaş için  bir tüp kan verelim , hissedeceğimiz o yüce duyguyu da sevdiceğimize hediye edelim.Onun “seyahate” çıkıp oğlundan ayrılmasına izin vermeyelim.


En kötü gününüz Sevgililer Günü gibi olsun..
Not : Gamze Akbaş lösemi.28 yaşında ve henüz 3 yaşında bir oğlu var.Onu kurtarabilmek için donör olalım,hepimiz en yakın tıp fakültesine gidip bir tüp kan verelim.