17 Nisan 2013 Çarşamba

Çinili Hamam'da Hamam Keyfi..


İki kış oldu, Bursa'ya gidemedik bir türlü.

Kaplıca keyfini çok özledim.

Cuma akşam eşim benim vıdı vıdılandığımı görerek Cumartesi günü İnegöl'e gitmeyi teklif etti.

"Hem köftemizi yeriz, hem Oylat'ta kaplıca keyfi yaparız." dedi.

Çok güzel de, kızların bir dünya ödevi, projesi, yazılısı filan var.

Kızları yanımıza alıp onları da götürsek, yapacakları işler patlayacak.

Yok, anneanneye bıraksak, olmaz, gözlerimin üstlerinde olması gerek, bu ara pek gevşeme lüksleri yok.

Annelik işte, tüm bu nedenlerle, eşimin bu güzel teklifini reddetmek zorunda kaldım.

Ancak sağolsun kendisi bana başka bir proje ile geldi.

***
Yıllarca Koşuyolu çevresinde oturduk. O dönem eşimin iş arkadaşlarıyla haftalık hamam ritüelleri olurdu.

"Madem İnegöl'e gidemedik, bari hamam keyfi yapalım." dedi.

Pazar sabahı erkenden daha kahvaltımızı etmeden kalktık, Üsküdar'a Çinili Hamam' a gittik.

Biz kızlarla beraber kadınlar tarafına girdik, eşim de kardeşiyle erkekler tarafına..




Çinili Hamam, 1640  yılında Kösem Sultan tarafından yaptırılmış.

İnşaat sırasında Çinili Camii, kütüphane karakol ve hamam olarak 4 eser bir arada yaptırılmış. Çinili Hamam, Çinili Camii'nin inşaatında çalışan ustaların yıkanmaları için yapılmış. 


Hamamın genelinde çok fazla bir değişiklik yapılmamış, dışarıda bulunan kubbelerde el değmeden tüm özelliğini bugüne kadar korumuş. Hamamda bulunan mermerlerde ki kabartmalar kurnalar tarihin izlerini taşıyor. Sadece kapı doğramaları ve duvar boyaları yapının doğal yapısını bozmadan yenilenmiş. Ağustos depreminde bile hiçbir zarar görmeyen hamamın duvar kalınlıklar 2 metreymiş.



Ben Çinili Hamam' a o kadar yakın oturmama rağmen pazar sabahı ilk defa gittim.


Eşim yanımıza havlumuzu şampuanımızı almamızı söylemişti, 3 bayan olunca bir haftalık tatile gider gibi bavulla gittik.

Aslında çok da gerek yokmuş, orada havlu değil ama peştemal veriyorlar.

Üst katta bir odanın anahtarını verdiler girişte. Eşyaları bırakıp kilitleyebilmek için. İçeride bir de dinlenme yatağı var. Ancak çok dar. Çok konforlu olduğu söylenemez.

İçerisi Çanakkale'de çocukken her hafta anneannemle mutlaka gittiğim Yalı Hamamı gibiydi ama ona göre hem daha büyüktü hem de daha estetikti. 

Kurnalar, tavanlar, göbek taşı hepsi çok hoştu.




İçeriye girdik, üç kişilik bir yere oturduk. Çok keyifli bir şekilde yıkandık, detaya girmeye gerek yok, ancak kaplıcadan çok temel bir farkı olduğunu gördüm.

Kaplıcada biliyosunuz su yeraltından sıcak olarak çıkıyor, dolayısıyla içerisi de bu ısı ile ısınıyor. Oysa Çinili Hamam odunla ısıtılıyor. Bu nedenle içerisi o kadar sıcak, o kadar sıcak ki, bir süre sonra fenalaştığınızı hissediyorsunuz.

Kızım iki defa o kadar bunaldı ki, kendisini dışarıya soğukluk denen yere çıkıp biraz hava ve oksijen aldırdık. Sanırım bir daha denemeyi düşünmüyor.

Biz üç kişi olduğumuzdan birbirimizi keseleme fırsatımız oldu. Ancak orada natır denen kadın tellaklar sayesinde kuvvetli bir şekilde hırpalana hırpalana keselenme opsiyonunuz var.

Hatta ayrıca masaj da yaptırabiliyorsunuz. Tabii ki keselenme ve masaj ekstra ücrete tabi.

İyice kazınıp temizlendikten sonra gözeneklerinizin iyice açıldığını ve vücudunuzun hava aldığını hissediyorsunuz.

Çıkışta bir de soda veya Uludağ Gazoz patlatırsanız keyfinize diyecek olmuyor.

Dışarıda saçlarınızı kurutabilmeniz için saç kurutma makinası da mevcut.

Evde isterseniz her gün 2 defa duş alın. İçerinin nemi ve sıcaklığı sayesinde o güne kadar hiç temiz olmadığınız kadar temizlendiğinizi hissediyorsunuz.

Biliyorsunuz doktorlar da keselenmenin sağlık için çok faydalı olduğunu öneriyorlar.

Pazar sabahının  o kadar erken saatinde gitmemize rağmen hamam doluydu. 

Ama asıl ilginç olan sabahın o saatinde Üsküdar gibi çok da turistik olmayan bir semtte bir halvet dolusu sarışın turistlerin olmasıydı. Ne yapacaklarını bilemeyerek etrafa şaşkın şaşkın bakıyorlardı.

Sanırım bu kadar şaşkın bakışların nedeni oldukça "özgür " bir şekilde yıkanan yaşlı teyzeler olabilir diye düşünüyorum. Aranızda küçük oğullarını alıp da Çinili Hamam' a gelmeyi düşünen biri varsa, kesinlikle yapmasın, çıplak bereket tanrıçası Kibele modundaki teyzeleri görerek oğullarının cinsel tercihlerinde onulmaz bir yara açabilirler.

Ama ben gerçekten çok memnun kaldım. Hatta çıkışta biraz uzanıp keyif yapmadığıma pişmanım.

Sonuç olarak ben, muhtemelen kuzenimi de yanıma alarak, ayda bir hamam organizasyonu yapmaya karar verdim.

Siz de en azından bir defa deneyin derim, ne kasdettiğimi anlayacaksınız..

2 yorum:

İlginizi Çekebilir;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...