23 Aralık 2011 Cuma

Façonnable Şal ve Kuzu Kokoreç


Salı günü evlenme yıldönümümüzdü.

15. yıla girdik.

Ama bu 15 yıl güzel geçti sanırım, bundan dolayı nasıl geçtiğini anlayamadık.

Bu sene biliyorsunuz erkeklerde şal, fular vb  şeklinde adlandırılan aksesuarın modası var.

Ben de özellikle hafta sonu, kot gömlek giyiminde erkeklere bu aksesuarı çok yakıştırıyorum. (David Beckham ya da Jude Law tarzı) Geçenlerde eşimle beraber alışverişe çıktığımızda kendisine bu şallardan almayı teklif ettim .Prensip olarak sıcak bakmadığını , beraberken ya da kendisinin tek başına bundan  almasının mümkün olmadığını,illa alınacaksa benim alarak emrivaki yapmamın daha uygun olacağını J deklare etti.

Ben de daha geçen haftadan ,bir öğlen çıkıp mağaza mağaza gezdim, beğendiğim bir şey bulup aldım.(Aslında çok beğendiğim bir tane daha oldu ,Façonnable  mağazasında ,onun parasıyla takım elbise alınabiliniyordu (250 tl ,özellkle yazıyorum , şok anıydı benim için )  doğal olarak onu almadım.)

Salı günü işyeri biraz yoğun ve sorunluydu , günün nasıl geçtiğini anlayamadım.Bir ara ameliyat olan bir misafirime geçmiş olsuna gittim, sonra da koşturup dururken akşam oluverdi.

Akşam saat 6 civarında kapıdan içeri çok güzel güllerle dolu bir çiçek girdi. Eşim ben dışarıdayken ,çalışma arkadaşlarımla bu güzel sürprizi organize etmiş, unuttuğunu düşüneyim diye de, çiçekçiye  çiçeği getirmesi için saat 6 ya kadar beklemesini söylemişti.Teşekkür etmek için aradım , toplantıdaydı ,konuşamadık.

Akşam eve geldiğimde çocuklarla tam yemeğe oturmak üzereyken aradı eşim.Normalde Salı akşamları eve gelmez , fakat yolda olduğunu , bu günün gelmek için yeterli bir sebep olduğunu söyledi.

Haber süperdi süper olmasına da , ufak bir sorunumuz vardı.

Eşimin geleceğini bilmediğimizden herhangi bir hazırlık yoktu, hafta içiydi ve çocukları evde bırakıp dışarı çıkacak bir organizasyon mümkünsüzdü,evde yeterince yemek yoktu ve eşimin eve gelmesine çok az zaman kalmıştı.

Yani evde romantik bir akşam yemeği hazırlama şansı yoktu ..

Hemen buzdolabında donmuş bekleyen,eşimin Kırklareli’den getirdiği kokoreçleri çıkardım, ayrıca köyden gelen domates sosu , soğan , baharat ve peynirden oluşan bir sosla hazırlanmış makarna yapıverdim.

Evet , yıldönümü yemeğimiz boğaz manzaralı bir restoranda ,360’da ,Sunset’te ,Club 29 ‘da,Papermoon’da  değil , evin mutfağında ,ama baş başaydı .(kızları önden doyurup salona yollamıştım.)

Evet ,menüde “Yavaş fırınlanmış kirazlı ördek “,”Ispanak yatağında somon”,Carpaccio”  yoktu , Trakya süt kuzusu kokoreç vardı J.

”Penne Arabbiata Romano”,”Ravioli “ ya da “Karidesli Risotto”  yoktu ,Türk usülü soğanlı domatesli peynirli spagetti vardı.(haa ,unutmadan , bir de yanında  şalgam suyu içtik J)

Önemli olan tek şey beraber olmaktı , sağlıklı olmaktı ,hayatta olmaktı ,mutlu olmak ve sahip olunanlara şükretmekti,gerisi boştu..

Bazen size de şekille uğraşmaktan , klişeleri tekrar etmekten , başkalarına yaptıklarımızı beğendirmek için ,onlar için hareket etmekten ,-mış gibi yapmaktan hayatin kendisini  kaçırıyoruz gibi gelmiyor mu?

5 yorum:

  1. gümüş ve altın yıllarınızı da kutlarsınız inşallah

    YanıtlaSil
  2. sağlık,huzur,mutluluk. e bunlar varsa gerisi teferruat değilmi:))
    nice nice mutlu, sağlıklı,huzurlu yıllarınıza inşallah..

    YanıtlaSil
  3. Önemli olan tek şey beraber olmaktı , sağlıklı olmaktı ,hayatta olmaktı ,mutlu olmak ve sahip olunanlara şükretmekti,gerisi boştu..

    bu ifaden gözlerimi doldurdu inan, çok güzel anlatmışsın...Yıldönümünüz kutlu olsun.

    YanıtlaSil
  4. çok teşekkürler herkese ...umarım hepimiz sevdiğimiz insanlarla son nefesimize kadar beraber kalırız..

    YanıtlaSil

İlginizi Çekebilir;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...